"Türkiye'de başka takımda forma giymek istemiyorum"

Paylaş
 

21 yaşındaki oyuncu ayrıca yabancı kuralı içinse, “Problem pasaportta değil, kafada” diyerek Cenk Tosun örneğini verdi. Bursaspor’un genç oyuncusu Ertuğrul Ersoy, açıklamalarda bulundu.

Öncelikle kampı değerlendiren 21 yaşındaki oyuncu, Antalya kampına tempolu bir şekilde başladıklarını belirterek, şu an her şeyin olması gerektiği gibi iyi geçtiğini dile getirdi. Takım olarak sezona iyi başlayamadıklarına işaret eden Ertuğrul, “Ardından 7 maçlık bir yenilmezlik serisi yakaladık. O dönemde hocamız bir sistem değişikliğine gitti. Geçen sezona göre puan olarak geride olabiliriz ama oynadığımız oyun daha tatmin edici. Elbette daha yukarılarda olmalıyız, oyunumuza göre bu puanı daha aşağıları da görüyorum ancak yaşadığımız sakatlıkları da göz önünde bulundurduğumuzda iyi bir durumdayız” dedi.

“HEDEFİMİZ BURSASPOR’U AVRUPA’YA TAŞIMAK”

“İkinci yarıda daha farklı bir Bursaspor olacak” ifadesini kullanan genç savunmacı sezonun ikinci yarısına dair, “Hocamız Paul Le Guen ile uyumumuz var, bu ikinci yarıda tam olarak oturacak. Yavaş yavaş yukarılara doğru oynayan bir takım olma yolunda ilerliyoruz. İyi de oynuyoruz, Altınordu’ya karşı hazırlık maçımız da iyi geçti. İçeride taraftarımızın desteğiyle birlikte iyi oynayıp, puanlar alabiliyoruz, biraz da deplasman performansımızın üzerine koymamız gerekiyor. Onu da başarabilecek güçteyiz. Tabii ki ligdeki her takım çok zor ama bizim hedefimiz Bursaspor’u Avrupa’ya taşımak. Hak ettiğimiz yerler de oralar, ikinci yarıda Bursaspor’u bu noktaya taşıyacak. Çok uzak bir ihtimal değil, belki ilk 4 de olabilir çünkü öyle bir lig oynanıyor ki, bir maç kazanıp 3 sıra atlayabiliyorsunuz. Kim tecrübesiyle, kuvvetiyle ayakta durursa Avrupa ipini göğüsleyecek ve biz de Avrupa’ya gidecek takımlar arasındayız” açıklamasını yaptı.

“BURSASPOR’UN ALTYAPIDAKİ BAŞARISI TESADÜF DEĞİL”

Süper Lig’in ilk yarısında en fazla altyapı oyuncusuna şans veren Bursaspor’un altyapısından yetişerek bugün A takımın formasını terleten 21 yaşındaki oyuncu, kendini şanslı hissettiğini söyleyerek, “Türkiye’nin en iyi altyapısına sahip, en iyi altyapı tesislerine sahip Bursaspor’da yetiştim. Bugün çok genç yaşlarda burada, Süper Lig’de forma giyme nedenim, o yaşlarda Bursaspor’da profesyonel insanlarla, profesyonel tesislerde düzenli bir şekilde çalışmama borçluyum. 1988 yılından beridir gelen bir tufan var. Bursaspor’da sürekli bir oyuncu yetiştirme geleneği var. 13 yaşında Bursa’ya geldim, tabii ki tribünden gelmiş bizim gibi oyuncular için de o altyapıdan çıkarak taraftarın önünde oynamak, başka bir duygu. Bursaspor’da bu geleneğin devam edeceğini düşünüyorum çünkü süregelen bir başarı var, bu kesinlikle tesadüf değil. Şu anda Bursaspor nasıl ki Türkiye’de altyapıda 1 numaraysa, yine devam edecek. Bir şeyler doğru yapılıyor ki başarı var. Altyapıdaki hocaların, altyapıdaki çocuklar için tecrübeleri birleşince ortaya güzel mayalanmış oyuncular çıkıyor. Yine bu geleneğin süreceğini düşünüyorum. Altyapıdaki arkadaşlarımız Bursaspor’da bulundukları için şanslılar” dedi.

“TÜRKİYE’DE BAŞKA BİR TAKIMDA FORMA GİYMEK İSTEMİYORUM”

Kendini Bursaspor’a ait hissettiğine işaret eden Ertuğrul Ersoy, geleceği için de, “Samimi bir şekilde söylüyorum, buradan ayrıldığım zaman hedefim yurtdışına gitmek. Yoksa ciddi anlamda burada keyfim çok yerinde ve Türkiye’de başka bir takımda forma giymek istemiyorum. Buradan ayrıldığım zaman da o durak kesinlikle Avrupa olacak. Bunu çok küçük yaşlarda kendime hedef koydum ve şu anlarda bu belirginleşti kafamda, kendi hikayemi çiziyorum. Kesinlikle yoluma Avrupa’da devam etmek istiyorum, inşallah nasip olur. Eğer sezon sonu da kulübümüzün menfaatleri doğrultusunda şayet olursa, A Milli takım oyuncusu Ertuğrul olarak Avrupa’ya gitme hedefim var” ifadelerini kullandı.

“A MİLLİ TAKIM İÇİN KAMPA KATILACAKTIM…”

Milli takım sürecine ilişkin de konuşan Ertuğrul, “Mircea Lucescu’nun hakkımda yaptığı açıklamalar beni mutlu etti. Aslında son milli takım kampına katılacağım haberi gelmişti bana, çok mutlu olmuştum. Ancak Ümit Milli Takımımızın resmi maçı vardı, A Milli Takımımızın maçı ise hazırlık mücadelesiydi. Lucescu da bu yüzden ‘seni buraya almıyorum’ demişti. Şu an A Milli Takım için önümde bir engel kalmadı. Umarım mart ayında A Milli Takım’a gidebilirim. Her Türk oyuncunun hedefi zirve olan A Milli Takım’da yer alabilmektedir. Alt yaş kategorilerinde birçok maça çıktım ancak zirve A Milli Takım. Bende her genç oyuncu gibi orada forma giyebilmek için can atıyorum, Avrupa’ya gidebilirsem A Milli oyuncu olarak gitmek istiyorum” şeklinde konuştu.

“PAUL LE GUEN NET BİR İNSAN”

Bursaspor Teknik Direktörü Paul Le Guen’e de ayrı bir parantez açan Ertuğrul Ersoy, “Çok net, kararlı ve çizgileri olan bir insan. Takımda oyuncularla ilişkileri çok iyi, güler yüzlü, çok keyifli bir dönem geçiriyorum. Le Guen ile birlikte yükselen de bir grafiğim var. Le Guen, ‘ben buyum’ diyor, sizden hiçbir şekilde çekinmez Batalla da olsanız, Ertuğrul da olsanız. Ligin 3’üncü haftasında performansımda problem vardı, sürekli kadrodaydım, ben oynamayı düşünürken hocamız beni kenara çekti. ‘Senin performansın yeterli değil, kadroya almayacağım’ dedi. Sonrasında milli takıma gidip gelişimin ardından 5’inci hafta forma vermeye başladı. 2 hafta önceki halime baktığımızda ‘hocam haklıymış’ dedim. O tutumu, benim geri dönüşüm oldu. Problem yaşıyordum, yüzüme söyledi ve kendime ‘Ertuğrul kendine gel’ dedim” ifadelerini kullandı.

LE GUEN’İN GÜVENİ, ÖZGÜVENİNİ ARTIRIYOR

Paul Le Guen’in 3-5-2 oyun sistemiyle birlikte ilk 11’in vazgeçilmez oyunculardan biri olan 21 yaşındaki futbolcu, Fransız çalıştırıcının kendisi için söylediği, “2 stoper oyuncumuz da iyiydi ama Ertuğrul’un da oynaması gerekiyordu, hak ediyordu. O yüzden sistemi değiştirdim” açıklamalarına işaret ederek, “Bu beni çok mutlu etmişti. Hocamız demek ki benim ne yapmaya çalıştığımı, nasıl çabaladığımı, o arzumu görüyor dedim. Bu bana onun özgüvenini de veriyor. Yarın öbür gün beni yedek de bırakabilir ama olumsuz bir şey demem, bir bildiği vardır derim. İyi olduğumu gördü ki sistem değişikliğinde bana bu formayı verdi” dedi.

“BİRLEŞTİRİCİLİĞİ HOCAMIZ SAĞLADI”

Fransız teknik adamın gelmesinin ardından şehirde bir sinerjinin oluştuğuna da değinen açıklamasında Ertuğrul, “Taraftarımızla da bütünleşince bizim zaten Türkiye’de karşısında duramayacağımız bir takım yok. Birlik olursak Türkiye’deki herhangi bir takıma göre ciddi anlamda daha farklı, kuvvetli bir şekilde rakiplerin karşısına çıkabiliriz. Bu sezonun başında bu oldu. Taraftarımız hocaya sahip çıktı, hocayı benimsediler, oynanan oyundan memnunlardı. Futbolcuların arkasında durdular yine her zamanki gibi ve hocamızla çok güzel bir birliktelik yaşandı. Ben bunu futbolculardan ziyade artık Le Guen’e yoruyorum, bu birleştiriciliği hoca sağladı” sözlerine yer verdi.

“SORUN PASAPORTTA DEĞİL KAFADA”

Türk futbolunda sıklıkla tartışılan yabancı sınırlamasına ilişkin görüşlerini belirten genç oyuncu, “Bakıyorsunuz Cenk Tosun; Demba Ba’nın, Mario Gomez’in arkasında kaldı ama hiç çalışmayı bırakmadı. Şu anda rekor bir transfer ücretiyle Everton’a gitti. Buradan alıyoruz ki problem pasaportta değil, kafada. Ben çalışan, isteyen bir Türk oyuncunun özellikle Türkiye’de tercih edileceğini düşünüyorum. O yüzden yabancı sınırlaması, yabancı serbestliğini çok büyük bir problem olarak görmüyorum. Hak eden, çalışan oynar. En çok Cenk ağabey çekmiştir belki de bu sıkıntıyı, transferler sürekli onun bölgesine geldi ama formayı aldı ve şu an zirvede. Futbolun dili birdir, ben doğru yaparsam, o doğru görülecek ve o forma bana gelecek. Hatta kaliteli oyuncular olması genç oyuncular için daha iyi çünkü bu kez diyorsun ki önümüzdeki oyuncu çok kaliteli, benim bu oyuncuyu geçmem lazım. Onun için de bir hedefin oluyor, daha çok çalışıyorsun. Senin de genç oyuncu olarak kaliten artıyor. Tüm Türk oyuncular böyle düşünürse problem olacağını düşünmüyorum. Aslında bu bizim için bir fırsat” sözlerini kullandı.

“BU BİR YARIŞ, KİM İYİYSE O OYNAR”

Ertuğrul Ersoy son olarak, “Altyapı ve milli takımlarda beraber oynadığım Çağlar Söyüncü yurtdışını tercih etti, yoksa Çağlar Türkiye’de büyük takımlarda kesinlikle oynayabilecek sevideydi. Merih Demiral da, Sporting B takımına gitti. O da bu seviyedeydi. Biraz da genç oyuncuların yurtdışı tercihinden dolayı bu oluyor. Elbette süregelen ciddi anlamda bir yabancılaşma söz konusu ancak biz gençler kendi performansımızla insanlara bir şeyler göstereceğiz ki, ‘Ertuğrul, Ahmet yeter, Muhammed defansı toplar’ desinler. Burada oyuncu sorunu biraz da kendinde aramalı sonuçta bu bir yarış, kim iyiyse o oynar” dedi.

  • Site Yorum

Bir yorum bırak